Etkin Dinlenme Ve Önerme

Okulda öğrenmeler büyük ölçüde okumaya ve dinlemeye dayanır. Özellikle sınıflarda öğrenci sayısının fazlalığı, uygulamalı dersler için gerekli ortamın oluşturulmaması , derslerin dinleme ağırlıklı olmasına neden olmaktadır. Günlük yaşamda da dinleme temel bir iletişim becerisidir. Bir yetişkin ortalama olarak günün %31’ni dinleyerek geçirir. Diğer iletişim becerileriyle karşılaştırırsak;%7’si yazma, %11’i okuma ve %21’ini konuşma kapsar.

Dinlediğimiz birisinin,öğretmen,arkadaş veya bir konferansta konuşmacı, daha sonra söylediklerinin hiç birini hatırlamadığınızın farkına vardınız mı ? oysa onun konuşmasını duydunuz. Özellikle derslerde öğretmeni duyuyor fakat dikkatinizi veremiyor olabilirsiniz. Bu durum dinleme ile duyma arsındaki farkı ortaya koyar. Duyma pasif, biyolojik bir süreçtir. Çevreden gelen sesler kulak tarafından alınır. Dinleme ise bilişsel bir etkinliği kapsayan bir süreçtir ve gelen bilgi yorumlanır. Dinleme amaçlı ve kısıtlıdır, düşünmeyi içerir.

Dinlemede dikkatin ders süresince sürdürülebilmesi ve anlatılanların öğrenilebilmesi dinleme becerisinin geliştirilmesine bağlıdır. Derste dinleme yolu ile öğrenme, öğrencinin kendi başına öğrenmesinden hem daha etkili hem de daha kısa sürede gerçekleşir. Çünkü ;

1- Sınıf içinde yapılan sözlü anlatımlar konunun özünü ve en can alıcı yanlarını öğrenciye verme olanağı sağlar.

2- Anlatımda yazı tahtası, harita, çizelge v.b. görsel araçların kullanılması görsel-işitsel dinleme olanağı sağlar.

3- Sınıf içi grup etkileşimi öğrenmede etkilidir.

4- Sınıf içi etkileşimde öğrenci, sınavlarda sorumlu olduğu yerlerin ip uçlarını öğrenir. Bu da öğrencinin sınav hazırlığını daha bilinçli yapmasına yardımcı olur. Dolayısıyla ders başarısını artırır.

Powered by Bilgeweb